PR Ajansı Nasıl Seçilir? Dikkat Edilmesi | PR Haber Ajansı
Dijital İtibar

Markanızın itibarını yönetmek, sesinizi doğru kitlelere duyurmak ve kriz anlarında gemiyi güvenli bir limana yanaştırmak… Tüm bunlar, işletmenizin başarısı için hayati önem taşıyan süreçlerdir. İşte tam bu noktada, yol arkadaşlığı yapacağınız PR ajansının seçimi, belki de yıl içinde alacağınız en stratejik kararlardan biri haline gelir. Piyasada onlarca, hatta yüzlerce seçenek varken “en iyi” olanı değil, sizin için “en doğru” olanı bulmak gerekir.





Bir PR ajansı ile çalışmak, sadece basın bülteni yazdırmak veya röportaj organize etmek demek değildir. Bu süreç, markanızın DNA’sını anlayacak, sizinle aynı dili konuşacak ve hedeflerinizi kendi hedefi gibi benimseyecek bir ortaklık kurmaktır. Peki, bu kritik seçimi yaparken nelere dikkat etmelisiniz? İşte bir iletişimci gözüyle, ajans seçiminizi şansa bırakmamanız için göz önünde bulundurmanız gereken 7 kritik kriter.

  1. Sektörel Deneyim ve Uzmanlık Alanları

Her ajans her sektörde aynı başarıyı gösteremez. Teknoloji girişimleri konusunda uzmanlaşmış bir ajansın, bir gıda markasını yönetirken zorlanması muhtemeldir veya tam tersi. Ajans arayışınızda ilk bakmanız gereken yer, ajansın daha önce sizin sektörünüzde veya benzer dinamiklere sahip alanlarda iş yapıp yapmadığıdır.

Sektörel deneyim, ajansın o alandaki gazetecileri, influencerları ve kanaat önderlerini tanıdığı anlamına gelir. Sizin terminolojinize hakim olmaları, ürün veya hizmetinizi medyaya anlatırken “tercümana” ihtiyaç duymamalarını sağlar. Ancak burada ince bir çizgi var; ajansın halihazırda doğrudan rakibinizle çalışıyor olması etik ve stratejik açıdan sorun yaratabilir. Bu yüzden, sektörünüzü tanıyan ama çıkar çatışması yaratmayacak bir portföye sahip ajansları tercih etmek her zaman daha sağlıklı bir başlangıçtır.

  1. Medya İlişkilerinin Derinliği ve Güncelliği

Halkla ilişkilerin temeli, adından da anlaşılacağı üzere “ilişkiler” üzerine kuruludur. Bir ajansın en büyük sermayesi, medya dünyasındaki kontaklarıdır. Ancak burada bahsettiğimiz sadece geniş bir e-posta listesine sahip olmak değil. Önemli olan, o e-postayı gönderdiklerinde karşı tarafta okunmasını sağlayacak güveni inşa etmiş olmalarıdır.

Ajans adayınıza, hangi yayınlarla daha yakın ilişkileri olduğunu, gazetecilerle nasıl bir iletişim frekansı yakaladıklarını sorun. Özellikle günümüzde medya dünyası çok hızlı değişiyor; geleneksel medyanın yanı sıra dijital yayıncılar ve yeni nesil medya platformlarıyla da güçlü bağları var mı? Biz PR Haber Ajansı olarak, yıllar içinde ulusal ve yerel basındaki dostlarımızla kurduğumuz samimi ve profesyonel ilişkilerin, markalarımız için kapıları nasıl daha kolay açtığını her gün deneyimliyoruz. Sadece bülten gönderen değil, haber değeri taşıyan içerikleri gazetecilerle birlikte kurgulayabilen bir ajans, sizi manşetlere taşıyacak olandır.

  1. Dijital Yetkinlikler ve SEO Entegrasyonu

Eskiden PR denildiğinde akla sadece gazeteler ve televizyonlar gelirdi. Bugün ise dijital ayakları eksik bir PR stratejisi, tek kanatla uçmaya çalışmaya benzer. Seçeceğiniz ajansın, dijital PR konusundaki yetkinliği en az geleneksel medya kadar güçlü olmalı.

Haberlerinizin online mecralarda yayınlanması, sadece marka bilinirliği için değil, aynı zamanda arama motoru optimizasyonu (SEO) için de altın değerindedir. Ajansınızın, yayınlatacağı haberlerde backlink stratejilerini bilmesi, anahtar kelime kullanımlarına dikkat etmesi ve dijital itibarınızı arama motorlarında da yönetebilmesi gerekir. Bir kriz anında, Google’daki ilk sayfayı pozitif içeriklerle domine edebilecek bir stratejiye sahipler mi? Bu soruya verdikleri cevap, onların günümüz pazarlama dünyasına ne kadar hakim olduklarını gösterecektir.

  1. Stratejik Planlama ve Proaktif Yaklaşım

Pek çok ajans, müşteri talep ettikçe iş yapan bir “uygulayıcı” modunda çalışır. Oysa sizin ihtiyacınız olan, siz daha istemeden fırsatları gören, riskleri sezen ve önerilerle kapınızı çalan proaktif bir iş ortağıdır. İlk görüşmelerde, markanız için ne düşündüklerini, önümüzdeki 6 ay veya 1 yıl için kafalarında nasıl bir yol haritası olduğunu anlamaya çalışın.

Sadece “basın bülteni servisi” yapan değil, markanızın hikayesini baştan sona kurgulayan, gündemdeki gelişmelere (newsjacking) entegre olmanızı sağlayan ve yaratıcı projeler üreten bir ekip, sizi rakiplerinizin önüne geçirir. İyi bir ajans, gündemi takip eder ve markanızı o gündemin bir parçası haline getirmenin yollarını arar.

pr ajansı

  1. Raporlama ve Ölçülebilirlik

“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” devri kapandı, artık her şeyin ölçülebilir olduğu bir dünyada yaşıyoruz. PR çalışmalarının yatırım getirisini (ROI) ölçmek zor olsa da imkansız değildir. Ajans adayınızın size nasıl bir raporlama sunacağını en baştan netleştirin.

Sadece küpür (yayınlanan haberlerin görüntüsü) dosyalamak artık yeterli bir raporlama yöntemi değil. Yayınlanan haberlerin erişim sayıları, web sitenize sağladığı trafik, marka algısındaki değişimler ve dijital etkileşim oranları gibi metrikleri takip ediyorlar mı? Şeffaf, anlaşılır ve en önemlisi “sonuç odaklı” raporlama yapan bir ajans, harcadığınız bütçenin nereye gittiğini görmenizi sağlar. Biz PR Haber Ajansı’nda müşterilerimize sunduğumuz raporlarda, sadece niceliğe değil, niteliğe de odaklanarak, yapılan çalışmanın markanın genel hedeflerine nasıl hizmet ettiğini analiz etmeye özen gösteriyoruz.

  1. Ekip Kimyası ve İletişim Dili

Ajans seçimi, teknik olduğu kadar duygusal da bir karardır. Çünkü ajansınızdaki müşteri temsilcinizle, belki de kendi şirketinizdeki çalışma arkadaşlarınızdan daha fazla iletişim kuracaksınız. Bu yüzden “kimya” meselesini asla göz ardı etmeyin.

Toplantılarda enerjiniz tutuyor mu? Sizi gerçekten dinliyorlar mı yoksa sadece kendi ezberlerini mi anlatıyorlar? Kriz anında ulaşılabilir olacaklar mı? Butik bir ajansın samimiyeti ve hızı bazen büyük bir global ajansın hantal yapısından çok daha verimli olabilir. Ekibin heyecanı, markanıza olan inançları ve iletişim dilleri, uzun vadeli bir iş birliğinin temel taşlarıdır. Unutmayın, markanızı dışarıya temsil edecek insanlar, önce sizi içeride iyi temsil etmelidir.

  1. Bütçe ve Performans Dengesi

Elbette son karar genellikle maliyetlere dayanır, ancak PR hizmeti alırken “ucuz etin yahnisi” tuzağına düşmemek gerekir. Çok düşük bütçelerle çalışan ajanslar, genellikle sürümden kazanmak adına markanıza yeterli vakti ayıramayabilir veya deneyimsiz personellerle çalışıyor olabilirler. Öte yandan, astronomik rakamlar talep eden ajansların da her zaman en iyi sonucu vereceğinin garantisi yoktur.

Önemli olan, ödediğiniz ücretin karşılığında ne alacağınızdır. Hizmet kapsamını detaylandırın. Kriz yönetimi pakete dahil mi? Özel etkinliklerde ekstra ücret talep ediliyor mu? Metin yazımı, medya takibi gibi kalemler için gizli maliyetler var mı? Şeffaf bir fiyat politikası ve performans odaklı bir bütçe anlaşması, ileride yaşanacak hayal kırıklıklarını önler.

Doğru Karar, Güçlü Marka

PR ajansı seçimi aceleye getirilmemesi gereken, detaylı araştırma ve karşılıklı güvene dayalı bir süreçtir. Bu 7 kriteri bir kontrol listesi olarak kullanmak, seçenekleri eleme sürecinde işinizi kolaylaştıracaktır. Markanızın hikayesini, en az sizin kadar sahiplenecek, kalemine güvenilir ve medya dünyasında saygın bir yeri olan bir partnerle çalışmak, büyüme yolculuğunuzdaki en büyük itici güç olacaktır.





Eğer siz de markanızın sesini doğru kitlelere duyurmak, dijital ve geleneksel medyada güçlü bir yer edinmek istiyorsanız, PR Haber Ajansı olarak tecrübemiz ve dinamik ekibimizle tanışmanızı isteriz. Bizim için her marka yeni bir hikaye, her hikaye ise anlatılmayı bekleyen bir macera. Gelin, sizin hikayenizi birlikte yazalım ve başarıyı tesadüflere bırakmayalım. Unutmayın, algı gerçektir ve o algıyı yönetmek profesyonel ellerde sanata dönüşür.

1Yorum